Başlangıç > Test > BMW M3 + Mersin Adana Otoyolu = ?

BMW M3 + Mersin Adana Otoyolu = ?

8 silindirli 3999cc motor; ürettiği 420 bg muazzam gücüyle 0-100 km/s hızlanmasını 4.8 sn, 0-200 km/s hızlanmasını ise sadece 15.8 saniyede tamamlayarak sürücüsünün yüzünü güldürmeyi ve gülümsemenin otomobilin içinde kaldığınız sürece daim kalmasını sağlıyor. Bu bilgileri herhangi bir dergiyi okuduğunuz zaman da zaten ulaşabiliyorsunuz. Peki BMW M3 gerçek hayatta bize neler sunuyor? Otomobili her kullanışımda, kendimi sanki kızgın bir boğanın üzerinde ve her an fırlatılma tehlikesiyle baş başaymışım gibi hissetmemi sağladı. Bu heyecanı sizinle paylaşmak istiyorum.

 

 

BMW M3’ü Mersin’den teslim alıyorum ve otomobilin Mersin – Adana arasında kullanılması gibi ulvi bir görevi yerine getirmek üzere benzin istasyonuna giriyorum. 63 lt’lik depo doldurulurken nerdeyse tüm benzin istasyonu bizi (BMW M3 ve beni) izliyor. Biraz kızarıyorum çünkü böylesine bir ilgiye Renault Clio kullanırken sahip olamıyorsunuz 🙂 BMW M3’ün artık karnı doydu ve yola çıkmaya hazır olduğunu söylercesine bana göz kırpıyor. Otomobilin tüm vücudumu saran, başlıklarında “M” işareti bulunan siyah deri koltuklarına oturuyorum ve kalkıştan önceki son ayarları yapıyorum. Koltuk bel destekleri ve yan destekler, vites geçiş hızı ve aynalarımı ayarladıktan sonra Mersin’in kalabalık trafiğine giriyoruz. BMW M3 benzin istasyonunda ki gibi ilgi odağı olma konusunda gerçekten çok başarılı. Otomobili görmeyenler bile sesini duyunca kafalarını mutlaka çevirerek takip ediyor ve otomobilin ne kadar güzel olduğunu mimikleri, el hareketleri ve sözleriyle bir şekilde ifade ediyorlar. Hatta bir abimiz beline kadar otomobilinin camından çıkıp “Bu nedir?” diyerek oldukça beğendiğini belirtiyor. Hoş sohbet abimizin bu sorusu karşısında kendime geliyorum ve şöyle düşünüyorum:

“Artık bu güzelliği trafikten çıkarmanın vakti geldi…”

Zaten yaklaşmış olduğum otoyol tabelasını görüyorum ve ışıktaki otomobillerle aynı anda harekete başlamış olsakta nedense (!) kimseyi aynamda göremiyorum. Mersin halkını otomobilin arka görüntüsünü ezberlemiş vaziyette bırakarak otoyol gişelerinde KGS kartımı okutuyorum ve yaklaşık 10 sn sonra otoyol gişeleride aynamda yok oluyor. BMW M3’ün gizemli güçlere sahip olduğunu düşünüyorum ve düşüncemde yanılmadığımı bazı otomobillerin son hızı olan 180 km/s hızla giderken otomobil beni koltuğa yapıştırdığı an doğruluyorum. Başlıktaki sorunun cevabını bulma zamanı geldi. Kullandığım BMW M3’de hızlanmanın sonu gelmeyecek mi yoksa? Otomobilin hızlanması hiç bitmeyecekmiş gibi devam ediyor ve en sonunda 290 km/s’e geliyor ve artık ayağımı gazdan çekiyorum.

BMW M3 + Mersin-Adana Otoyolu = 290 km/s.

Böylesine bir güzellik ve güce sahip olanları yürekten tebrik ederek, BMW M3’ün verdikleri her ama her kuruşu sonuna kadar hak ettiğini düşünüyorum. Otomobili bıraktıktan sonra bir süre BMW M3 ile yaşadığım zamanları hatırlıyor, iç çekiyorum.
Acaba BMW M3 beni özlemiş midir? BMW M3’ün beni özleyip özlemediğini bilmiyorum ama ben onu çok özledim 😦

Reklamlar
Kategoriler:Test Etiketler:, , , ,
  1. Alp
    26/10/2008, 13:30

    Merhaba Yavuz Abi,
    Kaleminiz de M3’ü kullanma yeteneğin kadar müthiş. Ben de sizin sayenizde M3’le aramda duygusal bir bağ kurdum ve ancak bir Aston Martin M3’ü aldatmama sebep olabilir:)

    Sevgiler
    Alp

  2. MP
    26/10/2008, 13:30

    M3’de yaşadığım sorunu bir türlü anlayamadım, kimse de çözemedi zaten….
    aynadaki görüntüler hızla küçülüp kayboluyor

  3. Özhan Davaslıgil
    06/11/2008, 09:05

    Sevgili Yavuz,
    BMW M3 hakkındaki yazını okuyup da hemen bir BMW M3 sahibi olmayı istememek mümkün değil.
    Otomotiv dergilerinden alıştığımız standart sürüş izlenimlerin ve yorumların çok ötesinde senin yazdıklarından bir deneyimi, bir zaman dilimini ve otomobilin etrafında gelişen hayattan kesitleri görüyoruz.
    Lüks otomobil satışının ve pazarlamasının da sırrı bu aslında. Teknik özelliklerin ötesinde, karşındaki kişiye, kendisini aracın direksiyonunun başında oturuyormuş gibi hissetmesini sağlamak ve en büyük zaafı olan yerinden, yani hayallerinden, vurmak.
    Eline sağlık.

    Sevgiler,
    Özhan

  4. Aytek
    14/11/2008, 17:05

    Yazınız her ne kadar insanı hemen bir BMW bayisine koşmak için heveslendirse de koşarken, yarı yolda bu kusursuzluğun bir bedeli olduğunu hatırlıyorsunuz. Yine de hayal etmek güzeldir, hayal etmemizi sağladığınız için teşekkürler =)

    Aytek

  5. 01/03/2009, 11:45

    Yavuzcum ellerine sağlık,

    BMW M3 ancak bu şekilde kusursuz (kendisi gibi 🙂 ) anlatılabilir..

    Kelimelerin ötesinde olanı, sonsuz bir duyguyu bize sonlu kelimelerle anlatma başarısını gösterdiğin için teşekkürler…

    BMW M3 civata, somun, biyel kolu, krank, benzin pompası vb den öte birşey(!)..

    Ancak dokunarak, hissederek farkına varılabilecek bir gerçek.

    BMW M3 ün de, kendisini saygı ve sevgi ile selamlayan seni özlediğini düşünüyorum,

    Sağlıcakla kal,
    Gökalp

  6. ufuq
    08/03/2009, 16:27

    saol yavuz abi benimde bir adet uçuk mavi1990 model m3 üm war fakat geçenlerde bi arkadaşım istedi wermek istemedim ama kırmamak için werdim ve ufak bi kaza yaptı arbanın parçası çoooook pahalı olduğu içinde ödeyemedi sigortada ödemedi aracı bende bu yüzden arabayı garaja sakladım bi arkadaş yüzünden artık belkide m3 e binmicem:(:(:(

    • 15/03/2009, 23:56

      çok üzüldüm. umarım en kısa zamanda BMW M3’üne kavuşursun. ayrılık nasıldır bilirim 😦

  7. Özcan Özkaya
    20/04/2009, 09:29

    Eline sağlık Yavuz abi yazı çok güzel. M3’ün gizli güçlere sahip olduğu kesin hatta yetenek delisi bir otomobil bile diyebiliriz. Bu segmentteki hangi otomobil ile ışıklarda bir Ferrari F430’un yanında dursanız bile o, içinize dolup taşan hatta sığmayan özgüven ile “ben bunu toza dumana boğabilirim” düşüncesinde olabilirsiniz? Bir V8’in sesi ne kadar güzel olabilir? Bir araç sizi ne kadar eğlendirebilir (DSC OFF) ? M3 ile herşey mümkün 🙂 Alacağım ilk hızlı araç bir M3 olacak ona eminim!

  8. Faruk SAHIN
    04/05/2009, 23:44

    Yavuz yazı çok hoş.. Okurken içine alan bir yazı, ve tam da 18 senelik bir otomobil dergisi okuyucusu ve 3 senelik otomobil dergisi muhabiri olarak uzuun zamandır okumadığım tarz da -bu tarz otomobillerin yazılması gerektiği gibi- yazılmış..

    Allahtan yazıda 7 ileri DKG şanzımandan, 8400 d/d’deki vites değişimlerinden bahsetmemişsin 🙂 o bölüm olsaydı muhtemelen PC’min klavyesi salya içinde kalırdı 🙂

  9. Ercan GÜLERYÜZ
    09/09/2009, 13:13

    Merhaba, Yavuz… Yazını okumadan önce, arkama yaslandıktan sonra, sanki direksiyona ben oturacakmışım gibi hazırlık yapmayı planlamıştım… hiç de yanılmamışım… o bahsettiğin 180km/h saatteki hızlanma kısmını ben de bilgisayar koltuğuna daha sıkı tutunarak okumuşum, farkında değilim… 🙂 Makinayla duygusal bağ kurmak konusunda hiç zorlanmamışsın… Ki kısacık sohbetlerimizde de bu tutkuyu farketmemek elde değildi; Yazıların devamını sabırsızlıkla bekliyorum! Özellikle de X1 konusunun beni şimdiden heyecanlandırmaya başladığını sanırım hatırlatmama gerek yok… 🙂 Sevgiler…

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: